Fatih Altaylı Audi A8’i Test Etti, Yazdı: Teknoloji Yağmuru (VİDEO)


Audi A8, üst segment otomobillerde teknolojinin nerelere ulaştığını gösteren bir ‘teknoloji tapınağı’ gibi. Fatih Altaylı yazdı

TEKNOLOJİ, otomobil dünyasını hayal bile edemeyeceğimiz kadar hızlı değiştirdi. Son 10 yıldır otomobil fuarlarında ne kadar ilginç ve uygulanması bize imkânsız gelen yenilik varsa hepsi otomobillerimizde yerlerini almaya başladı.

Daha beş yıl öncesine kadar önce bırakın klimayı, CD çalar bile opsiyonken bugün başlangıç modellerinde bile artık bu özellikler standart. Üstelik teknoloji, otomobillerimizde öyle ilginç şekillerde kendini gösteriyor ki her seferinde bizleri şaşırtmayı beceriyor.

Geçen hafta kullandığım Audi A8, üst segment otomobillerde teknolojinin nerelere ulaştığını gösteren bir “teknoloji tapınağı” gibi. Daha otomobile yaklaşırken teknolojinin dört bir yanınızı sarmalayacağını anlıyorsunuz.

Tabii içerideki teknoloji sağanağına geçmeden önce otomobilin tasarımından başlamak gerek. Çok değil birkaç yıl önce Audi’nin en üst modeli A8, BMW ve Mercedes’e olası bir alternatifti. Ama Audi son birkaç yılda teknoloji rüzgârını da arkasına alarak ciddi yol kat etti.

Ve yeni nesil A8 ile artık bana göre “olası” bir alternatif olmaktan ciddi bir rakip seviyesine dönüşmüş durumda. Yeni A8’in tasarımı bir önceki kasa ile bağlantılarını koparmadan daha dinamik bir forma kavuşmuş. Hatta boyutları küçülmemesine rağmen, daha kompakt ve sportif görünüyor. Ama dışarıdan baktığımda en çok keyif aldığım özelliği tabii ki bu aralar birçok insanın çok hoşuna giden aydınlatma grubu.

Ön ve arka aydınlatma grubunda kullanılan LED’ler hem çok şık hem de en kötü hava şartlarında bile görüleceğinizin garantisi. Audi’nin yeni nesil aydınlatma sistemlerini entegre etmedeki başarısı, ürettiği tüm otomobillere hem görsel hem fonksiyonel önemli artılar eklemiş durumda. Ama otomobilin asıl sürprizi yolcu kabininde. Ağırlıklı olarak şoförlü kullanım için tasarlanmış bir otomobil olmasına rağmen insan bu otomobilin sürücü koltuğundan ayrılmak istemiyor.

Süper tasarlanmış koltuklar, mükemmel bir ergonomi sağlıyor. Göstergeler, bir düğmeye basınca orta konsolda ortaya çıkan LCD ekran, neredeyse tüm orta konsolu sarmış olan düğmeler, teknoloji meraklılarını baştan çıkaracak cinsten. Geniş iç kabinde görüş mükemmele yakın.

A sütunları görüşü neredeyse hiç engellemiyor. Müzik sistemi tek kelimeyle şahane. Otomobilde en sevdiğim özelliklerden biri hız ve devir göstergesinin arasına konuşlandırılmış olan iri LCD ekran oldu. Bu ekranı, otomobilin tüm özelliklerini yönetmek için kullanabiliyorsunuz. Ama en önemli özelliği bir düğmeye bastığınızda bu ekranın bir gece görüş ekranına dönüşmesi.

Geceleri kullanılabilen bu özellikte ekranda siyah beyaz görüntüler arasında yayaları seçmek çok kolaylaşıyor. Bu da hem yaya hem de sürücü güvenliği açısından çok önemli. Kullandığım versiyonda 4.2 litre devasa bir dizel motor vardı. V8 silindirli ünite tamı tamına 350 beygir maksimum güç üretiyor. Ve bu rakam yazılarda kalmıyor. Şahane bir şanzıman ile tüm gücünü yola aktarabiliyor.

Burada tamı tamına 800 newtonmetre tork üretebilen ve bunu sorunsuzca kullanımınıza sunan bir otomobilden bahsediyoruz. Üstelik meşhur “Quattroporte” sayesinde gayet iyi bir yol tutuş performansı sergiliyor. Bu gerçekten çok etkileyici bir motor. Ve zaman zaman insana limuzin olduğunu unutturup iri bir spor otomobil kullanıyor illüzyonu yaratıyor.

185 bin Euro’luk otomobil
Ama iş fiyat tabelasına gelince durum biraz tatsızlaşıyor. Bu otomobilin fiyatı tamı tamına 185 bin Euro. Ama ne yazık ki vergiler yüzünden bu iş böyle. Ben yine de eğer bu sınıf bir otomobil düşünüyorsanız bu otomobili mutlaka incelemelisiniz derim!

ARTILAR
* Müthiş gece görüş sistemi
* Quattroporte çekiş sistemi
* 800 nm.’lik inanılmaz tork
* Motora uyumlu süper şanzıman

EKSİLER
* Fiyatın yüksekliği
* Kabin sesinin yüksekliği

GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ haberturk.com




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.