Pskolojik Savaş Nasıl Uygulanıyor! “Kanlı Darbe” Girişimi Nasıl “Kontrollü Darbe Girişimi” Oldu?

Pskolojik Savaş Nasıl Uygulanıyor! “Kanlı Darbe” Girişimi Nasıl “Kontrollü Darbe Girişimi” Oldu?

 1-Yok canım!
 
Önce yalan haber ortaya atılıyor ve zihin bulandırılıyor. “Yok canım!” diyorsunuz.
 
2-Gerçek mi yoksa!
 
“Aynı merkeze bağlı – farklı isimdeki” sosyal medya sayfalarında sürekli paylaşılıp, insanların beğenmesi sağlanarak; desteklendiği ve doğru olduğu algısı oluşturuluyor. “Gerçek mi yoksa!” diyorsunuz.
 
3-Vay be! Gerçekmiş!!!
 
Herkese ulaştıktan sonra hedef kitlenin toplumda saygı duyduğu kişilere “dillendirtiliyor”. “Vay be, gerçekmiş ya!!!” diyorsunuz.
 
4-Böylece önce ciddiye alınmayan bir haberi zamanla kesin gerçekmiş gibi bilinçaltınıza yerleştirmiş oluyorlar. Hatta başkalarına bunu savunmaya başlıyorsunuz!
 
5- Benzer yöntemle her gün 5-10 farklı yalan haberle zihin dolduruluyor. Eski haberler unutulsa bile yerine sürekli yenileri eklendikçe, bilinçaltınız bir buz dağının görünmeyen kısmı gibi sürekli dolduruluyor.
 
6- Bilinçaltında biriken bu “kin-nefret-şüphe” buz dağı harekete geçiriliyor. Nasıl mı?
 
7- İnsan zihnini en çok etkileyen “korku”dur.Ülkeye, vatana,bayrağa zarar verildiği korkusu, gelecek korkusu “vatanseverlik” duygularıyla harekete geçirilerek saldırganlığa dönüştürülüyor.
 
8-“Vatanseverlik duygusu” karşılıksız bir duygudur. Bu duygunun kontrolü yanlış ellere geçince olanlar oluyor.
 
9-Geriye bilinçaltı aşırı doldurulmuş “vatansever” kişilerin içini boşaltacağı bir “girişim-eylem-gösteri-darbe-provakasyon” tezgahlanır.
 
10-Ortalığı yakıp yıkar, cinayete varacak seviyede işlere girişir. Sonunu düşünmez. Çünkü “vatanı” için yaptığını düşünür.
 
Sonuç; Dünyada darbe, halk ayaklanması, isyan vb. neredeyse bütün kalkışma ve girişimler bu yolla üstelik çok ucuza sosyal medya ve basınla tezgahlanıyor.
 
En güzel örnek 15 Temmuz darbe girişimidir:

1- Darbeyi “senaryo-tezgah” diye ilk ortaya atanlar FETÖ’cülerdi. F.Gülen dahil “Hollywood filmi gibi” demişti.

“Yok canım!” demişsinizdir.
2-Atatürkçü görünümlü ve diğer ilgisiz sosyal medya sayfalarında sürekli paylaşıma soktular ve “Neden… diye başlayan sorularla darbe hakkında bilinmeyen kısımlarla ilgili zihinleri bulandırmaya çalıştılar.

“Gerçekten senaryo mu yoksa?” demişsinizdir.

3-Bazı siyasi parti liderleri “kontrollü darbe” şeklinde dillendirdi ya da dillendirtildi! Bu liderler sizin güvendiğiniz kişiler idiyse;

“Vay be! Gerçekten senaryoymuş!!!” demişsinizdir.

4-Bundan sonrası buna benzer haberlerle yukarıda bahsettiğimiz buz dağının görünmeyen kısmını bilinçaltınızda büyütmek.

Gerisini yazmaya gerek var mı?

Sizi doldurup doldurup “iç savaş ortamı” oluşturmak!

Sizi sokağa dökmeden önce taşmaya hazır hale gelene kadar doldurmaya devam edecekler.

Ülke elden gidiyor, ekonomi batıyor, eyaletlere bölüneceğiz, bizi yönetenler yabancılara çalışıyor, ülkeyi soyuyorlar, her şeyi satıyorlar, diktatörlüğe gidiyoruz, cumhuriyet ortadan kaldırılıyor vs. vs.”  Her yalanın bir alıcısı vardır.

Küresel güçler bu pskolojik savaş yöntemleriyle suya sabuna dokunmadan, çok ucuza ülkeleri şekillendirmekte;

Hizaya getirmek istedikleri devlet yöneticilerini “kasetlerle, ses  kayıtlarıyla, sahte belge ve bilgilerle” hizaya getirmeye çalışırlar!

Hizaya getiremediklerini “terör ve darbe” ile devirmeye çalışırlar!

Bu da olmazsa deviremedikleri yöneticileri “iç savaş” çıkararak yarattıkları muhalif kesime linç ettirirler!

Irak’ta Saddam heykelini yıkanlar, Mısır’da darbeye destek verenler, Libya’da Kaddafi’yi linç edenler, Venezuela’daki halk ayaklanması ve daha bir çok karışıklık ve savaş yaşanan ülkenin ortak yanı aynıdır: Önceden ve süreç boyunca pskolojik savaşa maruz kalmaları…

İşin en kötü yanı “vatanını en çok sevenler” bu yöntemle “vatanına en çok zarar verenler” haline dönüştürülür.

Yani “Devlet düşmanı vatanseverler” üretir bu yöntem.

İntihar saldırıları yapanlar, terör örgütlerine katılanlar ve diğerlerinin hepsi benzer pskolojik aşamalardan geçer.

Siz ise elinizden ayırmadığınız cep telefonları ve gözünüzden ayırmadığınız bilgisayar-tablet-tv ‘ler ile bu duruma dönüştürülüyorsunuz. Sürekli yalan ve çarpıtma haber bombardımanları sayesinde tabi!

Eğer takip ettiğiniz kaynakların haberlerinin doğruluğunu araştırmadan inanırsanız bu gidişin sonu bellidir!!!

Devletin bu propagandaya yeterince cevap veremediğini referandum sürecinde çok iyi gördük. BKNZ: Yalan Rüzgarından Enerji Üretiminin Referanduma Yansımaları yazısındaki gibi.

Sosyal medyada “150 TL’ye iPhone satıldığına” inanıp sipariş veren, “terör örgütü hesabınızı ele geçirmiş” yalanıyla dolandırılan nice “cahil ve eğitimli” kişiler olmuştur.

MİT tırları tezgahında, Türkiye “Teröre destek veriyor” algısına inandınız.

Türkiye DEAŞ’tan petrol alıyor iftirasında “Teröre destek veriyor” algısına inandınız.

-Türkiye’de teröristlerin patlattığı bombalarda “Devlet yaptı” algısına inandınız.

-Doğudaki hendek operasyonlarında “Asker sivil katliamı yapıyor” algısına inandınız.

Ayakkabı kutuları tezgahında “ülkeyi soyuyorlar” algısına inandınız.

Darbeyi “senaryo” -“kontrollü darbe” olarak yansıtanlara inandınız.

-FETÖ operasyonlarında “Muhalifler, FETÖ bahanesiyle tutuklanıyor” algısına inandınız.

Referandumda neredeyse tüm yalan ve çarpıtmalara inandınız.

……daha yüzlercesine inandınız!!!!

Bunların hepsindeki yalan propaganda zaman geçtikçe ortaya çıktığı halde, yerlerine hemen daha yenileri eklendiği için bilinçaltınızda çok bir şey değişmez. Kafanızdaki 100 yalandan 5’i eksildiğinde, yerine 10 tane daha ekleniyorsa ve aynı amaca hizmet ediyorsa “kafa gitti demektir!!!”

Aman dikkat! Ya çok iyi araştırıp inanın ya da uzun süre bekledikten sonra inanın. Çünkü hemen inandığınız şey genellikle “kötü amaçlı propaganda” ürünü çıkıyor ona göre…!!!

12 Ara 2013 tarihinde yayınlanmış bu videoyu da izlemenizi öneririm.Bir yerlerden başlamak lazım…

Haberegider.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.