Subaru Forester 2.0XS Premium Fiyat Listesi, Test Sürüşü, Tanıtım, Çarpışma Testi ve Off Road Görüntüleri


Ülkemizde özel bir müşteri kitlesi bulunan Subaru’nun 1997 yılından beri satışta olan modeli Forester, üçüncü nesli ile yollarda. Özellikle Amerika’da önemli satış rakamları yakalayan Forester, AWD dört tekerlekten çekiş sistemini standart olarak sunuyor. 2011 yılı için hafif bir makyaj geçiren Forester’da asıl değişiklik motor kaputunun altında oldu.

Tasarım

Subaru Forester’ın geçirdiği makyajı anlamak için iyi bir Subaru fanatiği olmalısınız. Aracın değişen kısımları aynalara taşınan yan sinyaller ve yeniden tasarlanan ön panjurdan ibaret. Forester’ın üçüncü jenerasyonunda çerçevesiz camlardan vazgeçilmiş olması birçok otomobil severi üzdü. Tasarımında heybet verici öğelerin kullanılmaması yüzünden Forester alışkın olduğumuz SUV’lar gibi büyük durmuyor. Hatta Amerika’da bu araç stationwagon olarak tanımlanıyor. Ancak sayısal verilere baktığımızda Forester’ın birçok SUV’dan daha iri bir model olduğu açıkça belli oluyor. 4560 mm uzunluğundaki Forester’ın genişliği ise 1780 mm. Bu boyutlarıyla Forester, Toyota RAV4’den 11,5 cm daha uzunken, 1700 mm’lik yüksekliği ile 1,5 cm daha yukarıdan bakıyor. Modelin bir diğer rakibi Mitsubishi Outlander ise Forester’dan 10.5 cm daha uzun fakat 2 cm daha alçak.

İç mekan

Forester’ın iç mekanında çok da güncel bir tasarımla karşılaşmıyoruz. Japon otomobillerinin eski görünümü Forester’ın içerisinde hala devam ediyor. Açık renkli döşemeler ve cam tavan opsiyonu sayesinde ferah görünen iç mekanda, her şey olabildiği kadar sade tasarlanmış. Araç içerisinde görselliği ile ilgi çeken tek kısım kırmızı beyaz optitron göstergeler. Orta konsoldaki geniş ekranlı ses sistemi ise basit bir yapıda. Buradaki ekrandan geri vites kamerasını görebiliyorsunuz. Sert malzemelerin kullanıldığı ön konsolun üst kısmında basit bir bilgi ekranı bulunuyor. Saat, sıcaklık ve yakıt tüketim bilgisi veren ekran kolay okunuyor ancak görüntüsü modern değil. Forester’ın kaliteli direksiyonu ise sürücünü memnun ediyor. Yumuşak karakterli direksiyonun ergonomisi de başarılı.  Anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip Forester’ın boxer motoruna ilk dönüşü vermek için, direksiyonun alışık olduğumuzun aksine solundaki start&stop düğmesine dokunmanız yeterli.


Motor

Yazının başında da dediğimiz gibi Forester’ın asıl yenilikleri motorunda yapıldı. Yeni motorda iç sürtünmeler bir önceki nesle oranla yüzde 28 azaltıldı. 2.0 litrelik 4 silindirli boxer motor, Forester kaputunun altında 6000 d/d’de 150 hp güç ve 3200 d/d’den itibaren 196 Nm tork üretiyor. Sessiz yapısıyla beğenimizi kazanan motor, Forester’ı 100 km/s hıza ulaştırmak için 12,4 saniyeye ihtiyaç duyuyor. 185 km/s hıza çıkabilen Forester’ın motoru devir çevirmeye istekli bir tavır sergiliyor. Tabi bu durum doğal olarak yakıt tüketimini direk olarak etkiliyor. Testimiz süresince 11,1 lt/100 km ortalama yakıt tüketen araç pek tutumlu olamadı. Bu tüketimde 4 kademeli klasik otomatik şanzımanın payının da büyük olduğunu unutmamak lazım.

Konfor ve yol tutuş

Subaru Forester’ın süspansiyon sistemi de makyajdan nasibini almış. Elden geçirilmiş süspansiyon sistemi sayesinde artık daha fazla konfor sunuluyor. Tabi bu süspansiyonların safkan konfor için yapıldığını akıllara getirmemeli. Forester yolcuları rahat koltuklar ve ferah iç hacim sayesinde konforlu yolculuklar yaparken, sürücü iyi çalışan süspansiyon sistemi sayesinde eğlenceli bir sürüş deneyimi yaşıyor. İç mekana yansıyan hafif yol ve rüzgar sesi ise rahatsız edici boyutta değil. Subaru’nun en büyük kozu olan AWD sisteminin avantajlarını hafif arazide ve kaygan zeminlerde sonuna kadar yaşayan araç, virajlarda yaptığı uygun tork dağılımı ile de sürüsüne güven veriyor. Tabi bu aracın yüksekliğini göz önüne alıp virajlara girmek çok daha akıllıca. Kaymaya başladıktan bir süre sonra devreye giren ESP sistemi sayesinde yolunu bulan Forester’ın direksiyon tepkilerini de beğendik. Fren performansı konusunda ise Forester’ın daha başarılı rakiplerinin bulunduğunu söylemeliyiz.

Aracı yoldan dışarı çıkarıp hafif arazi koşullarında kullandığımızda Subaru’nun çekiş sistemlerinde ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha gördük. Forester karoser yapısının imkan verdiği ölçüde engebeleri rahatlıkla aşıyor. AWD sistemi boşa düşen tekere iletilen gücü çok kısa bir sürede keserek tutunan lastiklere yolluyor ve sizi hedefinize ulaştırmaya çalışıyor.

Güncel Fiyat Listesi İçin Tıklayın!
Yorum – Selim ERKEK

 

 

Subaru modelleri ülkemizde çok ayrı bir kesime hitap ediyor. Japon üreticinini modellerinde kullandığı AWD sistemi nedeniyle nispeten fazla olan yakıt tüketimi önemli bir müşteri kitlesini kaybetmesine neden oluyor.  Subaru’nun en çok rağbet gördüğü pazarlardan olan Kuzey Amerika pazarında bu araçlar çetin kış şartlarına uygunlukları sebebiyle tercih ediliyorlar. Belki de en iyi çekiş kontrol sistemi olan simetrik AWD ile donatılmış bu araçların kış şartlarına ne kadar hazırlıklı olduklarını silecek ısıtıcılarına bakarak bile anlayabiliriz. Forester’ı eğer kayak zevkiniz varsa veya kışın çetin geçtiği bölgelerde araç kullanacaksanız tercih edebilirsiniz. Tabi bir miktar yüksek benzin tüketimine katlanmak şartı ile!

Yorum – Tulu DARICAN

 

Bana eski kafalı diyebilirsiniz. Ama bence cam çerçevesi kullanılan bir Subaru, markanın geçmişini hatırlayan benim gibilere garip gelecektir. Dört tekerlekten çekiş sistemi kadar marka ile özdeşleşen bu özelliği artık Subaru modellerinde görememek beni üzüyor. Forester’da can sıkıcı bir diğer noktaysa benzinli motorun ekonomik olmayışı. Benzinli Forester alacaklar yakıt tüketimine aldırmamalı hatta yol bilgisayarının bu özelliği kullanmasalar iyi olacak. Forester yerden yükseklik olarak son dönem SUV modellerinden daha alçak. Bu onun arazide yaklaşma ve uzaklaşma açıları konusunda handikap yaşamasına yol açıyor. Yine de aracın çekiş sistemi pek çok kendisini ‘arazi aracı’ olarak konumlandıran modelden daha başarılı çalışıyor. Kaygan zeminde bir an kendinizi ilerleyemeyecek gibi hissetseniz de sistem kontrolü eline alıyor ve sürücünün gününü kurtarıyor.

 

Yorum – Hasan AYTEKİN

 

 

Motor sporları araç gelişimini birebir etkilediği gibi marka imajını da çok yukarılara taşıyabiliyor. Bu hisler ile oturduğum Subaru koltuğunda, bütün algılarım açık olarak aracın özelliklerini tetkik etmeye çalıştım. İçeriden dışarıya anlattığım zaman, çok sade olan iç mekan canlı durmuyor. Yolda giderken ise etkileyici gücü ile hareket eden test aracım, virajlarda ve hız değişimlerinde aynı keyfi sağlamakta zorlandı. Diğer taraftan dış tasarım da içi gibi sade tasarlanmış. Ancak sadeliğe karşın canlı bir görünüm sağlanmış. İç mekanda kalite artışı, dış mekanda  biraz daha radikal kararlar ile farklı müşteri alanının bulunması bu aracın satışı arttıracaktır. Araç piyasasında daha etkin bir Subaru markası, diğer firmalara da iyi bir örnek olacaktır. Kaynak: arabam.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.