60 yıldır topladığı 1200 çeşit ata tohumuna gözü gibi bakıyor

“Nar anne” olarak anılan 66 yaşındaki emekli ilkokul öğretmeni Nardane Kuşçu, Kocaeli’nin Kandıra ilçesindeki çiftliÄŸinde kurduÄŸu tohum bankasında 1200 çeÅŸit ata tohumunu özenle muhafaza ediyor.

Adana’da babaannesinin yönettiÄŸi çiftlikte dünyaya gelen Nardane Kuşçu‘nun ata tohumlarına olan tutkusu çocukluk yıllarına kadar uzanıyor.

Bugün çocukların “Nar anne” diye çağırdığı Kuşçu’nun tohumları koruma ve gelecek nesillere aktarma çabası henüz 6 yaşındayken babasının yediÄŸi karpuzun çekirdeklerini saklamasıyla baÅŸlıyor.

Tohum toplamaya öğrencilik ve öğretmenlik yıllarında da devam eden Kuşçu, emekli olduktan sonra tohumlarının sürdürülebilirliğini sağlamak adına organik tarım çiftliği kurdu.

Nardane Kuşçu, emeklerle biriktirdiÄŸi 1200 çeÅŸit ata tohumunu Narköy adını verdiÄŸi Kandıra’daki 120 dönümlük çiftlikte ekerek gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor.

“Tohum maceram 6 yaşında baÅŸladı”

Nardene Kuşçu, AA muhabirine, yetiştiği kültürün içerisinde çiftçiliğin büyük yer kapladığını belirterek, tohum macerasının 6 yaşında başladığını söyledi.

Bir gün karpuz kestiklerini ve çekirdeklerini alıp babasına öyle servis ettiÄŸini anlatan Kuşçu, “Babam ‘Nar beni çok şımarttın, karpuzun tohumunu bile ayıklamışsın.’ dedi. Öyle baÅŸladı maceram. Sonra bu giderek bir tutkuya dönüştü.” diye konuÅŸtu.

Kuşçu, yolunun düştüğü her yerde daÄŸlara, köylere gittiÄŸini dile getirerek, “Oralarda ninelerde olur genel olarak. 2 tohum, 3 tohum… Gözüne bakmadığına vermezler. Ben de vermem, kız verir gibi veririm. BulunduÄŸum her yerde saksılara bile ekerek, tedbir alarak, saklayarak bir hayli tohumum olmuÅŸ oldu.” ifadelerini kullandı.

“1200 çeÅŸit tohum var”

Yıllarca ilkokul öğretmenliği yaptığını emekli olduktan sonra tarım çiftliği hayalini gerçekleştirmek için harekete geçtiğini anlatan Kuşçu, şöyle devam etti:

“Temeldeki ÅŸey artık deÄŸiÅŸen koÅŸullardı. Bizim temiz gıdaya ihtiyacımız vardı. Çok uzun süredir biriktirdiÄŸim atalık tohumları sürdürebilmek adına ekilmemiÅŸ topraklar bulup onları ekmek istiyordum. Bir yandan deneyime dayalı eÄŸitimler yapmak vardı. Böylece Kandıra’da Narköy’ü kurmuÅŸ olduk. Burada ekim dikim faaliyetleri, peynir ve ekmek atölyeleri, doÄŸa yürüyüşleri gibi etkinliklerimiz var. Onun dışında kurumsallar için de ihtiyaca göre tasarlanmış eÄŸitimler veriliyor.”

Kuşçu, topladığı tohumları sakladığı odanın çiftliÄŸin adeta kalbi olduÄŸunu vurgulayarak, “Tohumları saklayabilmek adına 14 derece sıcaklıkta, yüzde 50 nem oranına sahip bir oda yaptık. 1200’den fazla atalık tohumu var. 200-300 çeÅŸit de deneme tohumları var.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Selanik’ten gelen tohumu üretiyoruz”

Tohumların çok özel hikayeler barındırdığına dikkati çeken Kuşçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tohum daha çok kadın eliyle toplanır ama dedeler de var. Burada Selanik’in Åžapçı köyünden Nuri Bayraktar dedenin susam tohumu var. O öldükten 15 yıl sonra, eÅŸi gönderdi. Torunu Gülnur, kızımın çok yakın arkadaşı. Babaanne bizim çiftlikte çekilen fotoÄŸrafları görüyor ve etkileniyor. Bir avuç tohumu Gülnur’a veriyor, ‘Dedenin susam tohumunu ben ancak Nar hanıma veririm.’ diyor. O ÅŸekilde gelmiÅŸ oldu. Åžimdi onu üretiyoruz, dağıtıyoruz.”

Kuşçu, ticari olsun ya da olmasın her tohumdan en az 3 kök de olsa ektiklerini anlatarak, “Tedbir alırız, olabildiÄŸince ekeriz. 70-80 dönümü bulur bizim yaptığımız ekim.” dedi.

En öncelikli hedefinin çocukların tohumları ekmeyi ve üretmeyi öğrenmesi olduÄŸunu vurgulayan Kuşçu, “Gıdaya eriÅŸim her canlının hakkıdır, her evde bir tohum bankası olmalıdır. Bunu yapabilirsem rahat gideceÄŸim eve. Ev dediÄŸim de nereden geldiysek orası.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir