Kültepe’de Eski Tunç Çağı’na ait tanrıça heykeli bulundu

Kültepe Kazı BaÅŸkanı Prof. Dr. KulakoÄŸlu, “Åžimdiye kadar bulunanların en büyüğü. 4 bin yıl önceki dönemde bundan daha büyüğü yok. Kültepe’de de yok, baÅŸka yerde de yok. Çok özel bir eser bizim için.” dedi.

Kültepe Kazı BaÅŸkanı Prof. Dr. Fikri KulakoÄŸlu, Kültepe KaniÅŸ/Karum Höyüğü’nde gün yüzüne çıkardıkları tanrıça heykelinin Eski Tunç Çağı’na ait Anadolu’da bulunan en büyük heykel olduÄŸunu söyledi.

Yaklaşık 72 yıldır arkeolojik kazıların yapıldığı Kültepe’deki kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-CoÄŸrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri KulakoÄŸlu baÅŸkanlığında sürüyor.

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Kültepe’de bu yılki kazılara iliÅŸkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan KulakoÄŸlu, 12 ay süreli kazılar arasında yer alan Kültepe’de yeni tip koronavirüs nedeniyle az sayıda kiÅŸiyle çalıştıklarını ifade etti.

Her yıl Kültepe’de sürpriz buluntu ya da mimari eserle karşılaÅŸtıklarını anlatan KulakoÄŸlu, bu yıl 2018 yılında kazmaya baÅŸladıkları ve 35 idol, heykelcik buldukları yerde kazıları sürdürdüklerini belirtti.

Bu yılki kazılarda da aynı yerde 20 civarında yeni esere ulaÅŸtıklarını aktaran KulakoÄŸlu, “Aslında sadece bu çıkarılanlar deÄŸil, o odanın içindeki her ÅŸey bizim için çok önemliydi. Zor bir çalışma ortamıydı çünkü her yer yanmıştı. Eserlerin büyük kısmı zarar görmüştü. Åžimdiye kadar Anadolu’da Eski Tunç Çağı’na ait en büyük heykeli bulduk. 45 santimetre yüksekliÄŸinde bir eseri, heykeli bulmanın sevincini yaşıyoruz. Bu çok özel bir eser.” diye konuÅŸtu.

“Bu eser yaklaşık 4 bin 200 yaşında”

Daha önceki kazılarda da bu figürün benzerlerinin bulunduğunu ifade eden Kulakoğlu, temizlendiğinde figürün daha net anlaşılacağını dile getirdi.

Muhtemelen heykelin elinde bir obje tuttuğunu, bunun daha önceki dönemlerde bulunmuş örneklere bakarak bir hayvan olabileceğini aktaran Kulakoğlu, şöyle devam etti:

“Tapınım sırasında muhtemelen tanrılarına ithaf etmek üzere onların tasvirlerini bir mabedin kutsal odasında sergilerler ya da tapınak bunları yaptırır, bir atölye vardır, burada bu heykelcikler tanrılara sunmak için kullanılır. Eserimizin aslında yapısı zayıf, jipsun denilen alçı taşından oluÅŸuyor. Suya ve neme karşı çok hassas. Burada ince temizliÄŸini yapıyoruz, müzede sergilenecek. Biz bu eserleri arkeoloji literatüründe tanrıça olarak yorumluyoruz. Bu eser yaklaşık 4 bin 200 yaşında. 4 bin 200 yıl önce bu bölgede, Orta Anadolu’da bu tür kutsal sayılan kiÅŸilerin tanrılık sembolü yoktur. Hitit döneminde ya da koloni çağında özellikle bu tür figürlerin başında boynuzlu baÅŸlık olur. Burada henüz Anadolulu yerli insanların kendi dünyalarında gördükleri kiÅŸileri temsil etmeye çalıştıklarını, tasvirlerini ürettiklerini görürüz. Bu tasvir edilen kiÅŸinin kutsal olması lazım. Kültepe’de bütün bulunan heykeller, heykelcikler, idoller hep kadındır. Åžimdiye kadar hiç erkek bulunmadı. Çıplak vaziyettedir, süslü bir tahtı vardır. Arkasında saç örgüleri vardır.”

“Bizim için çok özel bir eser”

Önceki yıllarda bu heykelin yarısı kadar olanları bulduklarını belirten KulakoÄŸlu, “Åžimdiye kadar bulunanların en büyüğü. 4 bin yıl önceki dönemde bundan daha büyüğü yok. Kültepe’de de yok, baÅŸka yerde de yok. Bizim için çok özel bir eser. Tekil, ünik eser, baÅŸka bir benzeri yok. Bu bölgeye Kültepe’ye özgü yine dini inançları gösteren en nadide eserlerden biri.” diye konuÅŸtu.

Kulakoğlu, bulunan heykelin temizleneceğini, müzede dururken bozulmasının önüne geçmek için koruma uygulanacağını dile getirdi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir