Tadını piÅŸirildiÄŸi Kandıra taşından alan ‘cizleme’ sofralara lezzet katıyor

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde geleneksel yöntemlerle hazırlanan cizleme, tadını yüksek ısıya dayanaklı doÄŸal piÅŸirme taşından alıyor.

Kocaeli’nin sacda piÅŸirilen yöresel lezzetlerinden cizleme (akıtma), kırsalda yaÅŸayan insanlarca ekmek niyetine tüketiliyor. PiÅŸirme aracı olarak, Kandıra’da geleneksel yöntemlerle çıkarılan ve ilçenin adını taşıyan doÄŸal taşın yontulmasıyla üretilen yüksek ısıya dayanıklı saclar tercih ediliyor.

Un, su, tuz ve mayanın yoğurulmasıyla elde edilen cıvık hamur, mayalanması için bir süre bekletiliyor. Yaklaşık bir saat bekleyen hamur, önceden ısıtılmış sacın üzerine ince bir tabaka halinde dökülüyor, bir kepçe yardımıyla sacın üzerine yayıldıktan sonra sık sık ters yüz edilerek kızarana kadar pişiriliyor.

Hazır hale gelen cizleme, kahvaltı sofralarında veya öğle ve akşam öğünlerinde kuzinede pişirilen köy tavuğu eşliğinde tüketiliyor.

“Neyle yaparsan yap taşın verdiÄŸi lezzeti bulamazsın”

Terziler Mahallesi Piroğlu mevkisinde yaşayan 79 yaşındaki Ali ve 65 yaşındaki Emine Güner çifti de büyüklerinden kendilerine miras kalan bu geleneğin gelecek nesillere taşınmasını sağlayanlar arasında yer alıyor.

Emine Güner, AA muhabirine, annelerinden kalmış bir lezzet olan cizlemeyi ellerinden geldiğince devam ettirdiklerini belirterek, hamur işinin eskiden özellikle ramazanlarda çok yapıldığını söyledi.

Torunlarının çok sevdiÄŸi bu hamur iÅŸini sık sık yaptığını dile getiren Güner, “10 dakikayı bulmuyor bir hamurun piÅŸmesi. Çocuklar geleceÄŸi zaman hiç üşenmeyiz hemen yoÄŸurup yaparız. Ne varsa sofrada onla yenir. TavuÄŸu parçalayıp katlarsın. Sıcakken yemek daha güzel oluyor. Çocuklar içine peynir koyup öyle yiyor.” diye konuÅŸtu.

Güner, cizlemenin yapıldıktan sonra bir hafta süreyle tüketilebildiÄŸini anlatarak, “İster ısıtıp ister ısıtmadan yenebilir. SoÄŸuk günlerde hiçbir ÅŸey olmaz. Her zaman sevilen hamur bu.” dedi.

Üzerinde piÅŸirdikleri sacın hamura ayrı bir lezzet kattığına dikkati çeken Güner, “Sacı Kandıra’nın köyünden aldık. Neyle yaparsan yap taşın verdiÄŸi lezzeti bulamazsın. BaÅŸka sacla yapınca bunun tadı olmuyor. Tavada yapsak ya içi ezik kalır, yapış yapış olur, güzel olmaz. Hamuru taÅŸmaya bırakınca ısınması için sacı da ateÅŸe koyarız. Sac ne kadar çok ısınırsa o kadar güzel kızarır hamur. Altının ateÅŸi ne kadar güzel olursa o kadar güzel piÅŸirir.” ifadelerini kullandı.

“Eskiden büyüklerimiz misafirlere ikram ederdi”

Ali Güner de yörede eskiden daha çok yapılan cizlemeyi eşinin yıllardır pişirdiğini söyledi.

Artık köylere hazır ekmek geldiÄŸini belirten Güner, “Eskiden böyle bir ÅŸey yoktu. Eskiden bir fırın ekmek yapıyordu analarımız, 15-20 gün o yeniyordu. Misafir geleceÄŸi zaman o 15-20 günlük ekmek misafirin önüne çıkarılmaz; büyüklerimiz gözleme, bazlama veya cizleme ikram ederdi. Biz de bunları devam ettiriyoruz.” diye konuÅŸtu.

Güner, cizlemenin gözleme ve bazlamadan farkının inceliği ve yumuşaklığı olduğunu anlatarak, gözlemenin en az üç dört kat olduğunu, içine peynir ya da başka malzemeler konulduğunu, bazlamanın ise biraz daha sert ve kalın olduğunu kaydetti.

Cizlemenin piÅŸtiÄŸi sacın Kandıra taşından yapılmasının önemli olduÄŸunu vurgulayan Güner, “BaÅŸka yerde böyle bir taÅŸ yok. Her yerde de bulunamaz. Kandıra’da bazı dükkanlarda olur.” dedi.

“Bir kilogram undan 30-35 hamur çıkar”

Güner çiftinin kızı Tenzile Bircan ise yöresel lezzette kullanılan malzemeleri ve yapım aşamalarını şöyle anlattı:

“Cizlemede 4 malzeme var; un, su, tuz ve maya. Bu malzemelerle yapılan bir hamur ÅŸeklimizdir. Bunları yoÄŸurup cıvık bir kıvama getiririz. Bir saat kadar mayalanmaya bırakırız. Hamur taÅŸtıktan sonra önceden ısıttığımız sacın üzerine kepçe yardımıyla ince bir tabaka ÅŸeklinde döküp piÅŸiririz. Bir kilogram undan da 35-40 tane kadar ekmek elde edilir.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir