“Çevreci yeÅŸil çayı”, tüketicinin ayağına götürüyor
Ogliv Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ferhan Geylan, oÄŸlunun yeÅŸil çaya merakıyla 3 yıl önce baÅŸlattığı ve pilot bölge olarak Rize’nin ArdeÅŸen ilçesini seçtiÄŸi projesini, üretimden tüketime kadar çevresel etkileri en aza indirecek ÅŸekilde planladı.
İş insanı Ferhan Geylan, ilaçsız topraklarda organik tarımla ürettiği, elektrik kullanmadan soğuk demlediği yeşil çayı, yeniden kullanılabilir cam şişelerde tüketicinin evine kadar götürüp sunarak hem karbon ayak izini azaltmaya hem de sıfır atık hedefine katkı sunuyor.

Geylan, bu amaçla kurduğu markayla, çevreye duyarlı hedefler belirleyerek çay hasadında bitki saplarının ve çay posalarının değerlendirilmesi, geri dönüşümlü ambalajdan ziyade cam şişelerin ömrü bitinceye kadar tekrar kullanımı, elektrik kullanımı olmadan soğuk demleme yöntemi gibi uygulamaları hayata geçirdi.

Ürünler ilaçsız tarlalardan
Yaptığı çalışmalarla ilgili AA muhabirine bilgi veren Geylan, bilim insanlarının “süper gıdalar” adıyla yaptıkları listelerde mutlaka yeÅŸil çayın da bulunduÄŸunu, ilerleyen yıllarda yeÅŸil çayın önemli bir ürün olacağını söyledi.

YeÅŸil çayın, çaygiller familyasından nemli iklimlerde yetiÅŸen, yaprak ve tomurcukları içecek maddesi üretmekte kullanılan ve önemli bir tarım bitkisi olan kamelya sinensis isimli bitkiden elde edildiÄŸi bilgisini paylaÅŸan Geylan, “Çay, ülkemizin çok önemli varlıkları arasında yer alıyor. Karadeniz Bölgesi’nin hem ekonomimize hem de bölge insanına katkı saÄŸlayan çok önemli bir ekonomik varlığı. Ayrıca sosyal varlığı da olduÄŸu için oldukça deÄŸerlidir” dedi.

Kendilerine 7 temel deÄŸer zinciri belirlediklerini ifade eden Geylan, bunları ‘Sürdürülebilir tarım, adil ticaret, yerel varlıklar üzerinden sürdürülebilir kalkınma, iklim, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, ürüne adil eriÅŸim ve bilinçli yaÅŸam hareketi’ olarak sıraladı.

Ogliv Yönetim Kurulu Başkanı Ferhan Geylan (fotografta)
Üretim aÅŸamasında pilot bölge olarak seçtikleri Rize’nin ArdeÅŸen ilçesinde hiç ilaçlanmayan araziler bulduklarını ve tamamen organik yöntemle çay hasadı gerçekleÅŸtirdiklerini anlatan Geylan, “İlk olarak sürdürülebilir tarımla küçük ama çok kaliteli ilaçsız tarım yapan dezavantajlı çiftçilerimizden ürünleri temin ediyoruz. Adil ticaret kapsamında çiftlik sahiplerine haklarının verilmesine önem veriyoruz.” diye konuÅŸtu.

“ÇAYMER ve RTE Üniversitesi ile dünya standartlarındaki kaliteyi yakaladık”
Ürettikleri çayın kaliteli olması için ayrıca çaba gösterdiklerini dile getiren Geylan, şöyle devam etti:
“ArdeÅŸen’de endüstriye katkı saÄŸlayacak olan bir AR-GE tesisinde çayın iÅŸlenmesiyle ilgili çalışmalarımızı, yani nitelikli bir yeÅŸil çay yapabilmek ve topluma sevdirebilmek için çayın kalitesinin, berraklığının, renginin ve kokusunun istenilen niteliklerde olması için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Çay AraÅŸtırma ve Uygulama Merkezi (ÇAYMER) ve Recep Tayyip ErdoÄŸan Üniversitesinde gerçekleÅŸen çalışmalarımızla yeÅŸil çay konusunda dünya standartlarındaki kaliteyi yakaladığımızı düşünüyorum fakat sürecimiz yeni baÅŸladığı için kalitemizi geliÅŸtirme hedeflerimizi sürdürüyoruz. GeliÅŸtirdiÄŸimiz her bilgiyi endüstriyle paylaşıp geliÅŸmesine de katkı saÄŸlamayı hedefliyoruz, bu en önemli amaçlarımızdan biridir.”

Sürdürülebilirlik ve iklim hedefleri kapsamında soÄŸuk demleme yöntemini uyguladıklarını bildiren Geylan, “Elektriksiz soÄŸuk demleme yöntemiyle ürettiÄŸimiz yeÅŸil çayı 8 saat oda sıcaklığında suda demleyip, ertesi sabah demlediÄŸimiz çayı cam ÅŸiÅŸelere koyuyoruz. ÅžiÅŸelerde de dönüşüm ekonomisinin önemli halkası geliÅŸiyor” ifadelerini kullandı.

Cam şişelerle sıfır atık
Hazırladıkları yeÅŸil çayın tüketiciye ulaÅŸma sürecinde de sıfır atık ve döngüsel ekonomi modelini baz aldıklarını aktaran Geylan, “Cam ÅŸiÅŸelerde besin deÄŸerini muhafaza ederek ikramlık hale getirdiÄŸimiz yeÅŸil çayı, tüketicinin evine kadar ulaÅŸtıracağımız bir servis ağı kurduk. Eskiden evlerimize kadar gelen süt gibi her hafta yeÅŸil çayı, sevenlere ulaÅŸtırıyoruz. Tüketicilerin evlerinden boÅŸ ÅŸiÅŸeleri alıp, cam ÅŸiÅŸelerde özenle hazırlayıp tekrar teslim ediyor ve plastik atık çıkarmamış oluyoruz. Kullanılan cam ÅŸiÅŸeleri alıp, dezenfekte edip bir daha kullanmak üzere depo-üretim yerimize getiriyoruz. Böylece hem ÅŸiÅŸe israfı olmuyor hem de dönüşüm ekonomisine katkı sunuyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Demledikleri çayın posasını gübreye dönüştürerek toprağa geri kazandırdıklarını ve böylece toprağın verimini artırdıklarını vurgulayan Geylan, ayrıca anlaşma sağladıkları genç bir girişimciyle de çay posalarından günlük hayatta kullanılacak eşyalar üreteceklerini böylece hiçbir plastik atık olmadan, doğa dostu süreci tamamlayacaklarını kaydetti.
Bilinçli yaÅŸam hareketi hedefleri kapsamında sürdürülebilir bölgesel kalkınma konusunda bilinç oluÅŸturmayı amaçladıklarına dikkati çeken Geylan, bu kapsamda çalışmalarında sona gelinen “Hemdem Sürdürülebilirlik Enstitüsü”nün haziran ayında faaliyete geçeceÄŸini sözlerine ekledi.

Hem karbon ve su ayak izini azaltabilmek hem de küçük yerel giriÅŸimcileri desteklemek amacıyla evlere yaptıkları yeÅŸil çay teslimatı gibi yerel giriÅŸimcilerin farklı ürünlerini hanelere ulaÅŸtıracak bir sistem üzerinde çalıştıklarına da deÄŸinen Geylan, “Bu bizlere önemli bir vizyon kazandıracak. Toplu bir ÅŸekilde ihtiyaçları ulaÅŸtırıp, karbon ayak izini düşürme gayreti içerisinde olacağız. Projemizle baÅŸtan sona, topraktan sürdürülebilir bölgesel kalkınmaya doÄŸru giden bir deÄŸer zinciri oluÅŸturduk. Bu da bütün endüstrilerin ve toplumun ilham alabileceÄŸi deÄŸerlere dönüştürüldü.” dedi.

“YeÅŸil çayı öncelikle gençlere sevdirmek istiyoruz”
Türkiye’de yeÅŸil çay tüketiminin istenilen düzeyde olmadığı deÄŸerlendirmesinde bulunan Geylan sözlerini şöyle tamamladı:
“YeÅŸil çayı öncelikle gençlere ve topluma sevdirmek istiyoruz. Lise ve ortaokullar arasında, yeÅŸil çayı gençlere sevdirecek ve akım oluÅŸturacak bir reçete ortaya çıkarmak için yarışma düzenledik. Bu ay sonunda tespit ettiÄŸimiz çok kıymetli jüri üyelerimizce yarışma neticelendirilecek ve birinci gelen reçeteyi hazırlayan ekibi, çay hasadının yapıldığı ArdeÅŸen’e götürüp ödüllendireceÄŸiz. Seçilen reçeteyi açık ve anonim olarak herkese sunacağız, böylece kafe ve restoranlar, yayımlanan reçeteyi alıp aynı lezzeti yakalayabilecek. Bunu baÅŸarabilirsek toplumun diÄŸer kesimlerine de bu lezzetin ulaÅŸacağını düşünüyorum.”
Kaynak: AA