Uzayda yapılacak deneylerin detayları belli oldu
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, 14 gün boyunca kalacağı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) gerçekleÅŸtireceÄŸi deneylerin ayrıntılarını paylaÅŸtı.
AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, üniversite ve araştırma kurumlarınca hazırlanan deneyler, çıkılan çağrı neticesinde Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve TÜBİTAK Uzay uzmanlarından oluşan bir komisyonca değerlendirildi.
Aralarında kanserden bağışıklık hücrelerine, alglerden propolise kadar literatüre katkı sağlayacak çalışmaların bulunduğu 13 deney, uzayda gerçekleştirilecek.
“gMETAL” deneyiyle uzay araçlarının itki sistemlerinin daha verimli hale getirilmesi saÄŸlanacak, MİYOKA deneyi ise mikro yerçekimi ortamında yapılacak, kurÅŸunsuz lehimleme deneyiyle ISS’te elektronik kart üzerine kurÅŸunsuz bileÅŸen montajı gerçekleÅŸtirilecek.
“ALGALSPACE” deneyiyle uzayda, Antarktik ve ılıman bölge mikroalglerinin büyüme verileri karşılaÅŸtırılacak. Böylece, literatürde ilk kez kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik bir çalışma gerçekleÅŸtirilmiÅŸ olacak. Uzayda algler karbondioksitten oksijen rejenerasyonu, ek gıda temini, su iyileÅŸtirme, yaÅŸam destek alanlarında kullanılmak amaçlarıyla araÅŸtırılacak.
“CRISPR-GEM” deneyiyle de insanlığın uzaydaki geleceÄŸi için aşılması gereken en büyük engellerden olan uzun süreli uzay görevlerinde sürdürülebilir bir sistemin saÄŸlanamaması sorununu çözmek amacıyla tasarlanan biyorejeneratif yaÅŸam destek sistemlerinin iskeleti olan bitkilerin, uzay görevi sırasında meydana gelen biyolojik ve biyolojik olmayan stresler karşısındaki savunma mekanizmalarının anlaşılması ve geliÅŸtirilmesine yönelik moleküler biyolojinin modern gen düzenleme tekniklerinden CRISPR’in mikro yerçekimi ortamda bitkiler üzerindeki etkinliÄŸinin araÅŸtırılmasını amaçlanıyor.
Yapay zeka deneylerde kullanılacak
TÜBİTAK MAM tarafından geliÅŸtirilen “UYNA” deneyiyle yüksek sıcaklıklara dayanıklı yüksek mukavemetli alaşımların üretilmesi çalışması yapılacak.
“VOKALKORD” deneyiyle solunum sistemi fizyolojisi içerisinde yapay zeka desteÄŸiyle seste meydana gelen frekans deÄŸiÅŸiminden rahatsızlıkların tespit edilmesi ve yerçekimsiz ortamın etkilerinin insan sesi üzerine etkileri araÅŸtırılacak.
“OKSİJEN SATURASYONU” deneyiyle de yapay zeka desteÄŸiyle verilen havanın oksijen seviyesini hesaplayarak düşük yer çekiminin sebep olduÄŸu farklılıklar ve rahatsızlıklar tanımlanacak.
“METABOLOM” deneyiyle uzay koÅŸullarının insan saÄŸlığı üzerindeki olumsuz etkileri incelenecek. Çalışmanın dünyadaki var olan hastalıklar için yeni tedaviler ve önleyici tedbirlerin geliÅŸtirilmesinde faydalı olabileceÄŸi düşünülüyor.
“Deney için kan örneklerim alınmaya baÅŸlandı”
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı da yaptığı deÄŸerlendirmede, uzay ortamının insan saÄŸlığı üzerindeki etkilerini inceleyeceklerine de dikkati çekti.
“MİYELOİD” deneyiyle radyasyona maruz kalmanın kansere neden olan baskılayıcı hücrelere etkisi inceleyeceklerini belirten Gezeravcı, “‘MESSAGE deneyiyle de yerçekimsiz ortamdan etkilenen henüz iÅŸlevi keÅŸfedilememiÅŸ genler ve bunların bağışıklık sistemiyle iliÅŸkisini araÅŸtıracağız. Bu etkilerin tespit edilebilmesi için henüz yer yüzünde kan örneklerim alınmaya baÅŸlandı, uzayda da alınmaya devam edecek. Görev sonunda dünyaya iniÅŸimizi takiben yine kan örneklerim alınacak.” diye konuÅŸtu.
Gezeravcı, “UZMAN” isimli deneyle dünyada zorlu koÅŸullara adapte olan mikroalg türlerinin yerçekimsiz koÅŸullar altında büyüme ve dayanıklılık testlerinin gerçekleÅŸtirilmesi, metabolik deÄŸiÅŸikliklerinin incelenmesi, karbondioksit yakalama performanslarının ve oksijen üretim kabiliyetlerinin belirlenmesini amaçladıklarını söyledi.
TÜBİTAK MAM ile deneyin devamında yaşam destek sisteminin geliştirilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Gezeravcı, bunun da uzay ekosisteminin parçası olma yönünde atılacak önemli adımlardan olduğunun altını çizdi.
Gezeravcı, “EXTREMOPHYTE” deneyiyle de uzayda ve yeryüzünde yetiÅŸtirilen ve de tuz stresine maruz bırakılan glikofitik ve halofitik bitkilerin tuz stresine verdikleri bazı fizyolojik ve moleküler yanıtların karşılaÅŸtırmasını yapacaklarını anlattı.
“Elektronik kart üretim teknolojisi test edilecek”
“MİYOKA” deneyinin ise yine TÜBİTAK Uzay tarafından tasarlandığını bildiren Gezeravcı, ÅŸunları kaydetti:
“Bu, çok önemli bir deney. Türk mühendisleri ve teknisyenlerince geliÅŸtirilen ve ilk defa uzayda uygulanacak elektronik kart üretim teknolojisi bu deney kapsamında test edilecek. RASAT’ta GÖKTÜRK 2’de İMECE’de, TÜRKSAT 6A’da uydularımızın kartları tasarlanıp üretilirken deÄŸerli mühendislerimizin üretim süreçlerinden edindiÄŸi tecrübeler neticesinde ortaya çıkan özgün bir teknik, Milli Uzay Programı’nda yer alan diÄŸer uzay projelerine özellikle Ay AraÅŸtırma Projesi’ne paha biçilmez katkılar saÄŸlayacak.”
Gezeravcı, MuÅŸ Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerince hazırlanan “PRANET” deneyiyle propolis maddesinin mikro yerçekimi ortamındaki bakterilerin yer çekimli ortamdaki bakterilerle benzer sonuçlar verip vermeyeceÄŸi karşılaÅŸtıracaklarını ifade etti.
Muşlu öğrencilerin propolis deneyi hikayesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Muşlu öğrencilerin deneyinin seçim sürecine dair şu ifadeleri kullandı:
“Biz, mayısta astronot çaÄŸrısına haziranda da bir Türk bilim insanının ‘bilim misyonu’ çerçevesinde ISS’e gönderileceÄŸini ve bu konuda bilimsel deney tekliflerinin TÜBİTAK ve TUA’ya iletilmesi için çaÄŸrıya çıktık. Lakin bizim bu daveti göndermediÄŸimiz bir ortaokul öğrenci grubu MuÅŸ’tan TUA’ya ulaÅŸtı. ‘Biz duyduk ki bir Türk vatandaşı ISS’e gidecek ve bilimsel deneyler yapacakmış. Bizim de bir deney teklifimiz var. Acaba bizim deneyimizi de gerçekleÅŸtirebilir mi?’ dediler. Bu, aslında Türkiye’nin çocuklarının hayallerinin nerelere ulaÅŸtığını gösteriyor. Bizi de hakikaten çok mutlu etti. Belki ISS açısından da ilklerden olacaktır. Alper, 13 deneyi her gün kayıtlar tutarak gerçekleÅŸtirecek. Dolayısıyla Alper, zannediyorum, ISS’in en çalışkan astronotu olacak.”
Kaynak: AA