Cumhuriyet’in ilk kadın amirali Gökçen Fırat, AA’ya konuÅŸtu
Cumhuriyet'in ilk kadın amirali Gökçen Fırat, AA'ya konuştu
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ilk kadın amirali olan TuÄŸamiral Gökçen Fırat, “Åžanlı ve köklü denizcilik tarihimizde ilk Türk kadın amiral rütbesine Cumhuriyet dönemimizde eriÅŸmekten çok büyük mutluluk ve gurur duyuyorum.” dedi.
TSK’da ilk defa bir kadın albay üst rütbeye terfi ettirilmiÅŸ ve Fırat, 2023’teki Yüksek Askeri Åžura (YAÅž) kararları kapsamında tuÄŸamiralliÄŸe yükseltildi.
Fırat, Deniz Harp Okulundan 1998’de mezun olmasının ardından 1998-2017 yıllarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığının çeÅŸitli birliklerinde görev yaptıktan sonra TCG Yavuz firkateyninde sualtı silahları subaylığı ve denizaltı savunma harbi subaylığı görevlerini yürüttü.
Daha sonra 2003-2005 yıllarında Deniz Harp Okulu öğrencilerinin donanma görevlerine hazırlandığı eÄŸitim gemilerinden TCG EÄŸitim Bot-2’de görev alan Fırat, Türkiye’nin ilk kadın gemi komutanı olarak da görev üstlendi.

Fırat, Genelkurmay BaÅŸkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargahlarında da çeÅŸitli görevleri yerine getirmesinin yanı sıra NATO görevleri kapsamında birçok ülkede Türkiye’yi temsil etti.
AA muhabirine Lübnan’daki BirleÅŸmiÅŸ Milletler Geçici Gücü olan UNIFIL’de 8 ay deniz plan subayı olarak görev yaptığını aktaran Fırat, “2021 yılından itibaren 1 yıl Norveç’te NATO Müşterek Harp Merkezi’nde icra subayı, 1 yıl da NATO Müttefik Deniz Komutanlığı’nda İngiltere’de harekat daire baÅŸkanlığı görevlerinde bulundum. 2023 Yüksek Askeri Åžura kararları ile tuÄŸamiral rütbesine terfimi müteakip Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Savunma Planlama ve Proje Yönetim BaÅŸkanlığı görevime baÅŸladım.” diye konuÅŸtu.

Savunma Planlama ve Proje Yönetim Başkanlığının fonksiyonları
Tuğamiral Fırat, Savunma Planlama ve Proje Yönetim Başkanlığının kapsamı çok geniş bir görev olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Fonksiyonlarımızdan bir tanesi Deniz Kuvvetlerimizin geleceÄŸinin ÅŸekillenmesinde kuvvet yapısı planımızın oluÅŸturulması. Bu plana ulaşılması için gerekli olan modernizasyon projelerinin baÅŸlatılması, planlanması ve bu planların hayata geçirilmesi için gerekli kaynağın, yani bütçesinin programlanması. Bu çok geniÅŸ kapsamlı bir süreç. DiÄŸer baÅŸkanlıklarla koordineli olarak karargah çalışmasını gerektiriyor. Bir baÅŸka baÅŸkanlığın yaptığı çalışmanın sonucu bizim çalışmamızın girdisini, baÅŸlangıcını oluÅŸturuyor. Ayrıca, yaptığımız analiz programlarıyla desteklediÄŸimiz bilimsel karar destek süreçlerini iÅŸletiyoruz.”

Savunma Planlama ve Proje Yönetim Başkanlığı olarak diğer ülkelerin Deniz Kuvvetleriyle de dış ilişkiler faaliyetlerini koordine ettiklerine dikkati çeken Fırat, ayrıca uluslararası ve milli strateji faaliyetlerini yürüttüklerini, çevre denizlerinde ve etki ilgi alanlarında meydana gelen denizcilik faaliyetlerini takip ve kontrol ettiklerini söyledi.
“Çok büyük mutluluk ve gurur duyuyorum”
Fırat, ilk kadın amiral olarak üzerinde nasıl bir sorumluluk hissettiğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi:
“Åžanlı ve köklü denizcilik tarihimizde ilk Türk kadın amiral rütbesine Cumhuriyet dönemimizde eriÅŸmekten çok büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Bunun ÅŸu anda donanmamızda görev yapan kadın subaylarımız, ayrıca harp okullarında okuyan genç kızlarımız, harp okullarında okumayı hayal eden genç kızlarımız için motivasyon olduÄŸunu, ayrıca ‘Kadınlar eÄŸer baÅŸarılı da olsa yükselemez, terfi edemez.’ ÅŸeklinde kalıplaÅŸmış bir düşünce varsa, bu düşüncenin kırılması anlamında çok önemli olduÄŸunu düşünüyorum.
Fakat vurgulamak istediÄŸim bir konu var. Türk Silahlı Kuvvetlerinin altında üniformalarımızın içinde kadın erkek hepimiz eÅŸitiz. Görev ve sorumluluklarımız aynı. Hepimiz ülkemize, kuvvetimize en iyi ÅŸekilde hizmet etmek için varız. Dolayısıyla kadın ve erkek Türk Silahlı Kuvvetleri için fark etmiyor. Hepimiz aynıyız ve bizden beklenenler de aynı. Hepimiz ülkemize hizmet etmek için buradayız.”
Türkiye’nin bir deniz ülkesi olduÄŸundan bahseden Fırat, “Åžu anda dünya üzerinde nasıl konumlandırılacağımız, denizlerde ne kadar etkin ve güçlü olacağımıza baÄŸlı. Biliyorsunuz ÅŸu anda dünya yeni bir denge arayışına doÄŸru ilerliyor ve bu süreçten Türkiye’nin nasıl çıkacağı, denizlerde nasıl var olduÄŸumuza baÄŸlı.” ifadelerini kullandı.
“Denizlerde çok güçlü ve etkin olmak zorundayız”
TuÄŸamiral Fırat, Türkiye’nin stratejik öneminden bahsederken Asya ile Avrupa’yı birleÅŸtiren köprü olduÄŸuna dikkatin çekildiÄŸini hatırlatarak, ÅŸunları kaydetti:
“Türkiye üç tarafı denizlerle çevrilmiÅŸ bir ülke. Karadeniz ve DoÄŸu Akdeniz’de en uzun kıyı ÅŸeridine sahip ülkeyiz. Bu denizler tarih boyunca da ÅŸu anda da her zaman küresel nüfus mücadelelerinin, rekabet alanlarının sahnesi olmuÅŸ ve hala olmakta. 462 bin kilometrekare Mavi Vatanımız var. Bu, toplam yüz ölçümümüzün yüzde 60’ı demek. Enerji nakil hatlarının, deniz yollarının üzerindeyiz. Dolayısıyla Türkiye’nin sahip olduÄŸu konum bize denizci devlet, denizci millet olmayı tercih olarak, seçenek olarak sunmuyor, bunu bize zorunluluk olarak getiriyor. Bu yüzden denizlerde çok güçlü ve etkin olmak zorundayız.”
Denizlerdeki gücün, kullanılan platformların yanı sıra bunları kullanacak vasıflı insan kaynağıyla sağlanabileceğine işaret eden Fırat, şu anda küreselleşmenin de etkisiyle tüm dünyada bir standartlaşmanın söz konusu olduğunu söyledi.
Fırat, standartlaÅŸma sayesinde bazı verilere daha hızlı eriÅŸilebildiÄŸini ve kurumların birbiriyle çalışmalarının kolaylaÅŸtığını belirterek, “Standardizasyonun getirdiÄŸi bir ÅŸey var. Bu da asgari ihtiyaçları karşılama, asgari yetenekleri karşılama üzerine odaklanmış. Bu kapsamda gençlerimizin kendilerini yetiÅŸtirmek için ilave atacakları her bir adım hem kendilerine hem kurumlarına hem ülkemize çok büyük katma deÄŸer getirecektir.” ifadelerini kullandı.
Åžu anda tüm dünyanın otonom sistemlere ve yapay zeka üzerine eÄŸildiÄŸine dikkati çeken Fırat, “Bu sistemler ihtiyaç duyulan insan sayısını azaltacak, iÅŸ gücünü azaltacak ama ihtiyaç duyulan insanın daha kalifiye, daha donanımlı olmasını gerektirecek. Åžu anda deniz açısından ele alırsak örneÄŸin, deniz harekat ortamında birbirinin az çok benzeri teknik sistemler kullanılıyor. Bu teknik sistemler arasında farkı ne yaratacak? Taktik olarak bu sistemlerden daha iyi kullanan, daha iyi taktikler üreten insan faktörü bu farkı yaratacak.” diye konuÅŸtu.
Denizciliği düşünen gençlere tavsiyeler
Tuğamiral Gökçen Fırat, gençlerin kendilerini yetiştirmelerinin çok kıymetli olduğuna vurgu yaparak, şu tavsiyelerde bulundu:
“Çok kitap okusunlar. Zamanımızda gençler kitap okumayı sevmiyor mu? İnternette bir sürü faydalı kaynak var. ÇocukluÄŸumuzda evlerimizde bir sürü ansiklopediler olurdu. Ansiklopediler ÅŸimdi yok ama içlerindeki bilgiler duruyor. Nerede duruyor? İnternette. İnterneti doÄŸru kullanmayı bilirseniz, faydalı kullanmayı bilirseniz aslında muazzam bir kütüphane. Denizcilik tarihimizi öğrensinler, tarihimizi öğrensinler. Ayrıca, dünyada operasyonel anlamda, stratejik anlamda neler oluyor bitiyor, farkındalıklarını artıracakları yayınları takip etsinler.
Kullandıkları her bir cihazın, sistemin teknik özelliklerini çok iyi bilsinler ve bunlardan taktik anlamda nasıl daha iyi faydalanabileceklerine kafa yorsunlar. Sonuç olarak ÅŸu anda hem dünya denizlerinde hem çevre denizlerinde pek çok gemi bulunduruyoruz. Donanma gücü bulunduruyoruz. Donanma gücü etkisini en somut ve en seri ÅŸekilde alan bir güç. Gençlerimiz bu gücün bir parçası olmak, Mavi Vatanımızın bir savunucusu olmak istiyorlarsa her ÅŸeyden önce askerliÄŸi ve denizciliÄŸi bir meslek olarak deÄŸil, yaÅŸam tarzı olarak benimsemeliler çünkü askerlik ve denizcilik meslek deÄŸil, yaÅŸam tarzıdır.”
Yabancı dil öğrenmenin çok önemli olduğuna dikkati çeken Fırat, gençlerin ayrıca en az iki dili çok iyi şekilde konuşacak düzeyde kendilerini geliştirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA