Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: Hırvatistan’dan iadesi saÄŸlanan sikkeler yaklaşık 2300 yıllık bir dönemi kapsıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hırvatistan’dan iadesi saÄŸlanan sikke, mühür ve terazi ağırlıklarından oluÅŸan 2 bin 995 eserin 2300 yıllık bir dönemi kapsadığını bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hırvatistan’dan Türkiye’ye iadesi saÄŸlanan eserlere iliÅŸkin Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ek hizmet binasında basın toplantısı düzenledi.

Buna benzer toplantıları son zamanlarda sıklıkla yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Ersoy, milletin banisi ve varisi olduğu bu toprakların zenginliklerini koruma kararlılığıyla attıkları adımların sonuçlarını verdiğini söyledi.

Bakanlıkları bünyesinde geçen yılın mart ayında kurulan, alanına bütünüyle odaklanmış ve çok yönlü faaliyet gösteren Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığının, yurt içinde olduğu kadar uluslararası alanda da ciddi başarılar elde ettiğine dikkati çeken Ersoy, bu yıl, son 10 yılın en yüksek sayısına ulaşılarak, 525 eserin yurt dışından getirilmesinin, bu gerçeği tartışmasız şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Bugünkü toplantımızın öznesi olan sikke, mühür ve terazi ağırlıklarından müteÅŸekkil eserlerin toplam sayısı ise 2 bin 955 adettir. Bu noktada, Sayın İçiÅŸleri Bakanımıza şükranlarımı iletmek isterim. Zira İçiÅŸleri Bakanlığımız, ilgili bütün birimleri ile çalışmalarımızda çok ciddi bir iÅŸ birliÄŸi ve destek sunmaktadır.” diye konuÅŸtu.

Hırvatistan’dan iadesi saÄŸlanan bu eserlerin ele geçirilmesinin ve zanlının yakalanmasının da İçiÅŸleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire BaÅŸkanlığınca yürütülen “Anadolu Operasyonu” vesilesiyle olduÄŸuna iÅŸaret eden Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Adana merkez olmak üzere 30 ayrı ilde eÅŸ zamanlı yapılan ve uluslararası ayağında Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan gibi ülkelerin de olduÄŸu bu operasyon, hem kapsamı hem de Cumhuriyet tarihinin suçtan elde edilen gelire yönelik ilk tarihi eser kaçakçılığı operasyonu olmasıyla bir ilktir. Bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlık olarak merkez ve taÅŸra teÅŸkilatımızla destek verdiÄŸimiz Anadolu Operasyonu ile 20 binden fazla kültür varlığı yurt dışına kaçırılmadan ele geçirilerek Adana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiÅŸtir.”

Ersoy, bu operasyonun önemli sonuçlarını, Gökçeada’daki kiliselerden çalınan eserlerin Fener Rum PatriÄŸi Bartholomeos’a takdimi için geçen aÄŸustosta Troya Müzesi’nde yapılan törende ilk kez paylaÅŸtıklarını hatırlattı.

Bakan Ersoy, Anadolu Operasyonu’nda emeÄŸi geçen tüm Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire BaÅŸkanlığı personelini kutladı.

Eserlerin, Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki Bajakovo-Batrovci sınır kapısında ele geçirildiÄŸini belirten Ersoy, 7 Nisan 2019’da geçiÅŸ yapmak isteyen bir Türk vatandaşında çok sayıda sikke ve arkeolojik malzeme olduÄŸunun Hırvat makamlarınca tespit edildiÄŸini anlattı.

Emniyet Genel Müdürlüğünün, durumu Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bildirmesiyle iade sürecinin iÅŸlemeye baÅŸladığını dile getiren Ersoy, sürecin Kovid-19 tedbirleri sebebiyle olması gerekenden uzun sürdüğünü, uzman heyetin eserlerin yerinde tespitini yapmak için ancak seyahat engelleri esnetildikten sonra, 7-14 Haziran 2021’de Hırvatistan’da görevlendirebildiÄŸini aktardı.

Ersoy, iade sürecinde görev alan uzmanlara da teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onların yürüttükleri titiz çalışmalar, çok sayıda sikke, kurÅŸun mühür baskıları ve ağırlıklardan oluÅŸan eser grubunun Anadolu kökenli olduÄŸunu şüpheye yer bırakmaksızın ortaya koymuÅŸtur. Biz de bu doÄŸrultuda hazırlanan detaylı raporu Hırvat makamlarına ilettik ve ısrarla konunun takipçisi olduk. Hırvatistan tarafından gösterilen korumacı tutum, üstün misafirperverlik ve iÅŸ birliÄŸinin de UNESCO 1970 SözleÅŸmesi’nin en güzel ÅŸekilde uygulanmasının bir örneÄŸi olarak hatırlanmasını temenni ederim. Neticede, 1 Aralık 2021’de eserler Türkiye’ye getirildi ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde muhafaza altına alındı.”

“II. Mahmut’a ait altın sikke de bu koleksiyonda”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, ele geçirilen sikkelerin dönem, bölge ve kullanım açısından farklılıklar içerdiÄŸini, hem Anadolu ÅŸehir paraları hem de MÖ 5’inci yüzyılda basılan ve Anadolu’nun hemen her yerinde ortak geçerliliÄŸi olan sikkelerin bulunduÄŸunu bildirdi.

Arap-Bizans basımı olan İslami sikkelerin de en erken örneklerinin ele geçirilen eserler arasında bulunduÄŸuna iÅŸaret eden Ersoy, “Sikkelerin medeniyet kökenlerine baktığımızda ise Roma, Kapadokya, Seleukos, Pontus, Kilikya, Emevi, İlhanlı-Selçuklu ve Osmanlı karşımıza çıkmaktadır. Zaman dilimi olarak, ele geçen sikkelerin yaklaşık 2300 yıllık bir dönemi kapsadığını söyleyebiliriz.” dedi.

Osmanlı PadiÅŸahı II. Mahmut’a ait altın sikkenin de bu koleksiyonda yer aldığını belirten Ersoy, koleksiyonda altın, gümüş ve bakır sikkeler bulunduÄŸunu kaydetti.

Önemli ve özel bir koleksiyonun ait olduÄŸu topraklara döndüğünü vurgulayan Ersoy, Bizans döneminde posta mührü, imparatorluk mührü, aziz mührü ve kilise mührü olarak kullanılan 5 ila 11’inci yüzyıllar arasındaki döneme ait mühürler ile hepsi Anadolu karakterli ve Roma-Bizans dönemine ait bronz terazi ağırlıklıların da iadesinin saÄŸladığını ifade etti.

Uluslararası anlaşmaların önemi

Bakanlık olarak kültür varlığı kaçakçılığına karşı yurt içinde ve uluslararası arenada gerek yasal ve hukuki adımları atarak gerekse diplomasi ile ülkeler arası iş birliğini tesis ederek mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

“Bu vesileyle kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için İran, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Çin, Peru, Türkmenistan, Özbekistan ve Amerika ile olmak üzere 9 uluslararası anlaÅŸmanın imzalandığı bilgisini sizlerle paylaÅŸmak isterim. Yeni anlaÅŸmalar için İsviçre ve Sırbistan ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. İnanıyorum ki, Hırvatistan ile de bu çalışmalarımızı etkin olarak kullanacağımız bir ikili anlaÅŸmayla taçlandırmak mümkün olacaktır.”

İki anlaşmaların, tarihi eser kaçakçılığının önlenmesi konusundaki caydırıcılığına işaret eden Ersoy, bu anlaşmaların doğru şekilde uygulanmasının define avcılarını yıldırdığını kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu sahada bugüne kadar yaptıkları her çalışmanın ciddi bir iÅŸ birliÄŸi örneÄŸi olduÄŸunu dile getirerek, “Milletimizin her bireyinden aynı duyarlılığı göstermelerini, topraklarımızın ve ecdadımızın emanetlerine bizimle birlikte sahip çıkmalarını bir kez daha rica ediyorum.” dedi.

Basın toplantısına, Hırvatistan’ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçiÅŸleri Bakanlığı bürokratları katıldı.

Bakanlar Ersoy ve Soylu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet AktaÅŸ ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’e plaket takdim etti.

Anadolu Operasyonu’na katılan KOM ekibiyle hatıra fotoÄŸrafı çektirildi.

Bakan Soylu: Bugün artık Türkiye, kayıplarının üstüne soğuk su içen bir ülke değildir

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  söz konusu toplantının, yurt dışına kaçırılan 20 bin 485 tarihi eserin umut verici bir uluslararası iş birliğiyle izinin bulunması, suçluların yakalanması ve eserlerin ait olduğu yere iadesi dolayısıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Bir deÄŸer yitirildiÄŸinde, onun geri alınamayacağını ifade etmek için “Üzerine bir bardak soÄŸuk su iç” denildiÄŸini anımsatan Soylu, “Tarihi eserlerimiz de yıllar yılı çalınır götürülür ve bu sevimsiz tabirle bunları kabullenirdik. 21. yüzyılda pek çok paradigmayı deÄŸiÅŸtirdiÄŸimiz gibi, terörden tarihi eser kaçakçılığına kadar, bunu da deÄŸiÅŸtirdik. Bugün artık Türkiye, kayıplarının üstüne soÄŸuk su içen bir ülke deÄŸildir. Operasyon gücüyle, diplomatik iliÅŸkileriyle, yurt içinde ve yurt dışında hakkını arayan, suçluyu arayan, eylem yapan PKK’lıları girdikleri her taşın altında arayıp bulan, içerde ve dışarda, kendisine verilen her zararın hesabını sorabilen bir ülkedir.” diye konuÅŸtu.

Mala karşı iÅŸlenen suçlarda meseleleri çözme oranlarının 2016’dan bugüne yüzde 39’dan yüzde 60,4’e çıktığına dikkati çeken Soylu, artık milletin başına bir ÅŸey geldiÄŸi zaman itimat ettiÄŸi devletin, meseleyi çözdüğünü belirtti.

Kayseri terör saldırısından, Aybüke ve Necmettin öğretmenlerin katillerine kadar, pek çok terör saldırısının faillerinin yakalandığını dile getiren Soylu, suçla mücadeledeki samimiyetleri sayesinde, yurt dışına kaçırılmak istenen tarihi eserlerin de artık Türkiye’de kaldığını, gidenlerin de geri geldiÄŸini vurguladı.

Soylu, geçen yıl 3 bin 973 olayda 276 bin sikke ve tarihi eserin yakalandığını, bu yıl da şu ana kadar 3 bin 391 olayda 232 bin tarihi eser ve sikkenin ele geçirildiğini aktardı.

Bu kapsamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çok önemli bir operasyona imza attıklarını dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

“Sırbistan ve Hırvatistan arasındaki Bajakova Sınır Kapısı’ndan geçiÅŸ yapmak isteyen bir kiÅŸide, çok sayıda tarihi sikke ve tarihi eser ele geçirilmesi ve Hırvatistan makamlarıyla bu noktada kurulan iletiÅŸim, aslında bu operasyonun fitilini ateÅŸlemiÅŸtir. Daha önce de tarihi eser kaçakçılığı suçuna karışan bu kiÅŸiye dönük olarak zaten birimlerimizin bir risk analizi süreci söz konusuydu. Sonrasında hem ilgili ülkelerle hem de Kültür ve Turizm Bakanlığımızla titiz bir süreç yönetildi. Hem eserler tek tek bulundu, yurt dışı müzayede katalogları tarandı, diÄŸer eserler bulundu hem de gerekli yazışmalar yapılarak bu eserlerin iadesi saÄŸlandı. Anadolu kökenli bu eserler ülkemize getirildi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde muhafaza altına alındı. Elbette Sayın Bakanımıza minnettarız, çünkü her anını adım adım takip etti.”

Yakalanan bu kiÅŸiden yola çıkılarak Türkiye’den kaçak kazılardan ve baÅŸka kaynaklardan tarihi eserleri toplayıp Avrupa ve ABD’ye kaçıran bir suç örgütünün takibe alındığını anlatan Soylu, ÅŸunları kaydetti:

“30 ayrı ilde eÅŸ zamanlı olarak yapılan ve uluslararası ayağında Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan’ın da olduÄŸu ‘Anadolu Operasyonu’ baÅŸlatıldı. Anadolu Operasyonu, Cumhuriyet tarihimizin suçtan elde edilen gelire yönelik ilk tarihi eser kaçakçılığı operasyonudur. Operasyon sonucunda, 20 bin 485 adet tarihi eser, 15 dedektör, 14 de silah ele geçirilmiÅŸ, 86 kiÅŸi gözaltına alınmış, bunlardan 11’i tutuklanmış, bir kiÅŸiye de ev hapsi tedbiri uygulanmıştır. Örgüt liderinin hesapları takip edilerek ulaşılan 26 milyon avroya el konulmuÅŸ, 20 bine yakın kültür varlığı da yurt dışına kaçırılmadan ele geçirilmiÅŸ ve Adana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiÅŸtir.”

Bir ülkenin, bütün bileşenleri ve unsurlarıyla, ürettiği maddi değerlerinin yanı sıra medeniyet birikimiyle ve aynı zamanda hakkı için verdiği mücadele kadar büyük olduğunu anımsatan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte bugün burada bizi bir araya getiren tarihi eserlerimizin ülkemize kazandırılması operasyonu, tüm bu hasletlerin bir araya geldiÄŸi bir neticedir. Kazandığımız uluslararası baÅŸarılar, izansız benzetmelerle bu ülkeyi itibarsızlaÅŸtırmaya çalışanlara karşı, öyle sanıyorum ki yeterli bir cevaptır. Bu baÅŸarıdaki katkı ve desteklerinden dolayı özellikle bu operasyonun içeride ve dışarıda yönetilmesini saÄŸlayan Kültür ve Turizm Bakanımıza ve kadrolarına, samimi bir iÅŸ birliÄŸi ortaya koyan Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan yetkililerine ve bu kriminal operasyonu baÅŸarıyla tamamlayan emniyet ve jandarma teÅŸkilatlarımıza, Sayın Emniyet Genel Müdürümüze ve Sayın Jandarma Genel Komutanımıza, tüm mensuplarımıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum.”

Anadolu Operasyonu

Cumhuriyet baÅŸsavcılıkları talimatıyla 10 AÄŸustos 2021’de Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire BaÅŸkanlığı koordinesinde Adana merkezli 30 ilde uluslararası tarihi eser kaçakçılığı yapan suç örgütüne yönelik eÅŸ zamanlı olarak “Anadolu” kod adlı operasyon gerçekleÅŸtirildi.

Operasyon kapsamında 93 şüpheliden 86’sı gözaltına alındı. Şüphelilere ait 93 ikamet, 17 iÅŸ yeri ve araçlarda yapılan aramalarda, tarihi eser olabileceÄŸi deÄŸerlendirilen 20 bin 485 eser, 15 dedektör, 8 ruhsatsız tabanca, 6 ruhsatsız tüfek, 1699 fiÅŸek ve suçtan elde edilen gelir olarak deÄŸerlendirilen paralara ve 8 ÅŸahsın tüm mal varlıklarına el konuldu.

Gözaltına alınan 86 şüpheliden 44’ü ifadelerinin alınması ardından salıverilirken, 12 AÄŸustos’ta adli makamlara sevk edilen 42 şüpheliden 11’i tutuklandı, 31’ine ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.

Söz konusu operasyonun, baÅŸta BM ve UNESCO gibi uluslararası mecralarda Anadolu’dan kaçırılan eserlerin Avrupa ve ABD’de yer alan müzayede evlerinde satıldığı yönündeki tezleri doÄŸrulayan ve adli soruÅŸturmayla ortaya koyan ilk operasyon olma niteliÄŸini de taşıdığı vurgulandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir